Y jenerasyonu 2018 yılı itibariyle ortalama 33 yaşına giriyor.
Türkiye’nin yaş ortalaması tam da “Y”nin yaşlarında

Bu yıl, kariyerlerinde kıdemli seviyelere ulaşan Y jenerasyonu, artık eskisinden daha fazla söz sahibi. Dolayısıyla; gelin artık şu sese kulak verelim.

Mizah anlayışının gelişimini incelediğimizde, belirli olaylara karşı beklenmedik davaranışlara başvurulduğunu gözlemliyoruz. Sosyal medyanın bireysel ve toplumsal felsefeyi ışık hızına yükseltmesi ile; özellikle Y’nin kendini kara mizahla ifade etmesine yol açtı. X’ten çok daha fazla imkana erişimi olmasına rağmen daha az kaynağa sahip olan Y kuşağı; “mesajını” dürüst ve kinaeyli sayılabilecek bir yola başvururarak anlatmayı tercih ediyor. Bu mizah anlayışının paralelinde bulunan “senin ciddiye aldığına ben gülüyorum.” duruşu ise anlaşılmamaktan yakınan Y’nin marjinalleştirilmesine sebep oluyor2.

Kabul edilmesi gerekir ki; rekabetin X’e kıyasla çok daha yüksek olduğu bir ortamda yarışan Y’yi “dışarıdan biri” olarak algılamak oldukça zor3. Kara mizahın yaygın bir ifade türüne dönüşmesi; önceki kuşakların farkındalığını olumlu yönde artırabilir. Bu dil üzerinden X’e seslenen Y, tembel olmadığını; aksine tıpkı kendini ifade ettiği hızda, yani ışık hızında çalışabileceğine dikkat çekiyor olabilir.

 

Nihilist olarak algılanmaktan yakınan Y; aslında sadece çevresinin ilişkisel ve deneyimsel empatisine sesleniyor olabilir.

X için dakikalara mal olan bir eylem, Y’nin ve ondan da fazla Z’nin becerileri kapsamında saniyeler ölçeğinde tamamlanıyor. X’in performasından arda kalan zamanını kendine ayıran Y’nin emeğinin yanlış değerlendirilmesi belki de iki kuşak arasınaki en kilit meselelerden biri. Bu meselenin anahtarına giden yolun iletişim ve empatiden geçtiğini vurgulamakta fayda var.

API –>